Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 
 
 
[Albüm Tanıtım]..[Grup-Şarkıcı Tanıtım]..[Sezen Özel]..[MP3]
 
D R E A M   T H E A T E R
 
-Scenes From a Memory-
     Dünyanın en iyi progressive metal gruplarından Dream Theater 1985 yılında kuruldu. Ve ilginçtir ki grubun kurucuları olan gitarist John Petricci, basçı John Myung ve Mike Portnoy (davul ve perküsyon) 15 yıl geçmesine rağmen hala grupta yeralıyor. Bunun dışında yer alan vokal ve klavye sık sık değişikliklere uğradı. Nithekim "Scenes From a Memory"de Derek Sherinian' ın yerini yeni klavyeci Jordan Rudes aldı.   
     Bu albümde yaklaşık 8-9 dk süren parçalarda hard rock ve progressive rock aynı potada eritilerek, dinleyici sıkılmıyor. buna Dream Theater'ın klasik rock parçalarında izlenen solo ve vokallerin tek düzeliğini aşması, çeşitli iniş çıkışlarla dinleyiciyi doruğa ulaştırmasının da etkisini yadsıyamayız.! Efsanevi Metropolis adlı parçanın ikinci bölümü de bu albümde yer alıyor. Ayrıca albümde dikkat etmenizi istediğim noktalardan biri de stüdyoyu ve sahneyi kafanızda yaratmada etkili olan ses efektleri ve ara konuşmalar gerçekçekten çok etkileciyi. Mutlaka dinleyin... 
  
 
T H E   O F F S P R I N G
 
-Americana-
     The Offspring grubunu "Pretty fly (for a white guy)" isimli parçalarıyla  TV ve radyolarda duymaya alıştık. Bu parça 5. albümleri olan "Americana"da yer alıyordu. Bunun yanısıra bu parça çok beğenilmesi sebebiyle single olarak da satışa sunuldu. "Americana" albümü 1998 yılının Kasım ayında tamalandı. 13 parça bulunan albüm, Sony Müzik/Columbia etiketiyle piyasaya çıktı. Albüm isminden de anlaşıldığı gibi Amerika'yı anlatıyor. Tarz ve müzik yapısı bakımından bundan önceki albümleriyle benzerlik gösteriyor. İnce gitar akorları ve Dexter Holland'ın vokalleri nedeniyle 5 yıl önce çıkan albümleri "Smash"ı andıran motifler taşıyor. Klibi geçen yıl yayına giren şarkıları "Why don't you get a job" ve "Pretty fly" , "Smash"deki "Come out and play" parçasına ritm bakımından çok benziyor. Yani Offspring hayranları olarak bu albümü çok sevdik. Offspring’in farklı punk rock karışımı tarzıyla ileride daha da  beğenilen ve aranan bir grup olacağına inanıyorum. Son klibini çok eğlenceli ve orijinal buldum. Bu albümde en beğendiğim parça Kids aren’t all rihgt. Edinebilirseniz 91 deki Smash albümünden Baghdad, Hey Joe ve The Blurb gibi parçaları mutlaka dinleyin…   
 

 
S A V A G E   G A R D E N
 
-Savage Garden-
  Savage Garden, Avustralya kökenli bir grup. İnanılmaz bir çıkışla müzik dünyasına “bomba gibi düştüler” denirya işte ayynen öyle oldu... Albümleri çıkalı uzun zaman olmasına rağmen grup hâlâ gündemde.. Bence bu başarının en çarpıcı nedenleri ise iyi bir vokal, sıkı sözler ve görsel açıdan tatmin edici olmaları.   
  Grubun vokalisti, Darren Hayes. Diğer eleman yani her şeyi çalan, sarışın Daniel Jones. Grubun temelleri Darren ve Daniel'ın bir barda tanışmasıyla atılmış. Darren'ın bir grup kurmak istediğini duyan Daniel bu konuya ilgi gösterince grup kurulmuş. Nihayet albüm yapmaya karar verdiklerinde sağlam bir adım atarak Columbia Music ile anlaşmışlar. Albümleri grupla aynı adı taşıyordu. Doğal olarak işe bir single ile başlamaları gerekiyordu -I Want You-. Hepimiz onları "To The Moon & Back"le tanısak da, ilk singleları 96 da çıkan "I Want You" idi. Gerçekten güzel bir parça olmasına rağmen asıl patlamayı ikinci single da gerçekleştirdiler. "To The Moon & Back" Bence de en sıkı parça bu. Bu parça listelerde hızla yükseldi. Bu büyük başarı onların dünyaca tanınmasını sağladı. Ve arayı uzun tutmadan üçüncü slow bir single olan  "Truly Madly Deeply" yi yayınladılar. "Brake Me Shake Me" ve son olarak "Tears Of Pearls". Tüm bu single başarıları, aldıkları ödüller yetmezmiş gibi bir de film müziği yaptılar. Türkiye’de de gösterilen "The Other Sister" adlı filmin OST'sine "The Animal Song" ile katıldılar. Albümün genelinde hafif bir rock havası sezilse de zaman zaman popa kayan ritmler var. Zaten her parçanın bir çok remixi yapıldı. Bu nedenle tek bir tarzda değerlendirmenin doğru olacağını düşünmüyorum.. Çıkan singlelar dışında "Carry On Dancing" adlı parçayı da dinlemenizi öneririm.  
 

 

 

 # # #  S İ Z D E N   G E L E N L E R  # # #
 
C H R I S   C O R N E L L
-Euphoria Morning-
    Eski Seattle grunge topluluğu Soundgarden`ın solisti Chris Cornell solo albümüyle karşımızda. Pearl Jam`den Eddie Vedder ile birlikte bence Seattle`lı solistlerin en güzel sesine sahip Chris Cornell`ın solo albümü SoundGarden`ın sound`undan bir adım uzak değişik tatlar içeren bir albüm.   
    Şarkıların hiçbiri hızlı ve sert değil, hepsi melankolik ve hüzünlü bir atmosfer içeriyor. Akordiyon gibi değişik enstrümanların da kullanılması da sound`u zenginleştirmiş.   
    Albümde "Can`t Change Me" (özellikle Fransızca versiyonu), "Preaching The End Of World", "Mission", "MoonChild", "Steel Rain" parçaları öne çıkıyor.   
    Seattle`lı solistlerin tarzını ve grunge-rock`ı seviyorsanız bu albümü beğeneceksiniz. 100% SoundGarden benzeri bir sound aramayın çünkü Chris Cornell kendi yolunu çizmiş burada ve bence doğru yolda.   
Sinan Gürkan 

 
T I N D E R S T I C K S
-Simple Pleasures-
    Onların  müziğini  belli bir tür içine yerleştirmek gereğinden fazla zorlamacılı olur  belki. Tanımlanamayan, sınıflandırılamayan halet-i ruhiyeler içinde gidip gelen  bir  müziktir.  Tindersticks  müziği  mutluluklar içinde kederi, hüzünler içinde  anlık sevinçleri yaşatır insana. Dingin alabildiğine yanlız bir geceden sonra  kentin  puslu kalabalıklarına  karışıp gündüzlerin acımasız yanlızlığını keşfetmek  gibidir. İnsanı bunalıma sokabilecek derecede hüzünlü ama bir o kadar da mutluluk verici ve tatmin edicidir.    
    Grubun çok uzun sayılmayacak geçmişine  baktığımızda  medyatik  olmadan, televizyonlarda sabah-akşam klipleri yayınlanmadan kendilerini her zaman izleyen sadık   bir   hayran   kitlesi   oluşturmayı   başardıklarını  görüyoruz  ilk3 albümleriyle.  1993 yılında Melody Maker dergisince yılın albümü seçilen "Debut" albümü  onu  takip eden 95 çıkışlı "Second Album" ve 1997 yılında çıkan muhteşem "Curtains" albümüyle birlikte Tindersticks bir anda 2000`e girerken son 10 yılın en başarılı grupları arasına giriverrdi. Hal böyle olunca, grubun sadık dinleyicisi  onlardan  her albümde bir önceki albümün daha fazlasını vermelerini beklemeyi kendileri için bir hak olarak saymaya başladılar sanki.   
    Solist  Stuart Staples`in odalara sığmayan taşan tok ve kederli sesi, insanı hiç beklenmedik   anlarda   dumura   uğratan   melankolik   orkestrasyonlar   (Let`s Pretend`deki   insanı   saniyeler   içinde   geri  getiren,  kendinden  geçirici orkestrasyonu hatirlayin) vazgeçilmez kadın back-vokalleri ve düetleri, romantik ama  bir  o kadar vurucu, asi, bağımsız aşk lirikleri ve tabii ki klavyeci David Boulder`ın muhteşem  çarpıcı Hammond`ları bir anlamda dinlediğiniz yerde işte bu Tindersticks`in eşşiz nev-i şahsına münasır özellikleri dediğiniz gelenekselleşen yönler bunlar Tindersticks müziğinin.   
    Ben  de açıkçası 99 tarihli yeni Tindersticks albümü "Simple Pleasures"`ı beklerken  bahsettiğim  o  büyük  beklenti  hakkını kendime tanıyordum. Tahminim grubun  mükemmel  3  albümden  sonra  artık  bu albümde kendi müziklerinin zirve noktası  denebilecek  bir  noktaya gelmeleriydi. Sanırım bu beklenti içinde olan tek  Tindersticks  fanatiği  ben değildim. Ama yeni albüm beni bu bağlamda hayal kırıklığına  uğrattı  diyebilirim. Bunu derken kesinlikle albümün kötü bir albüm olduğunu  söylemiyorum, sadece önceki albümlere göre artılarının çok olmadığını, doyuruculukta  ve  çoşkusunda  yine  önceki  albümlere  göre  eksileri  olduğunu söylemeye çalışıyorum.  Albüm ilk dinlendiğinde göze çarpan şey albümün oldukça kısa  olması.  Uzun  ve çok doyurucu üç albümden sonra kısa ama yine de doyurucu bir  albüm bekliyor bizi. İlk şarkı ve bence albümün en güzel ve çoşkulu şarkısı "Can  We  Start  Again?"  ile birlikte albüme müthiş bir giriş yapılıyor, kasetten  beklentiler  de  artıyor. Bu şarkıda özellikle arkadaki back-vocal`ler 50`li yılların kadın seslerini hatırlatıyor dinleyenlere. Albümün ikinci şarkısı "If  You  Are  Looking  For  A  Way Out"`da bu albümden grubun klasikleri arasına  girebilecek bir iki şarkıdan biri. O benzersiz orkestrasyonlar şarkının sonunda  yine  kendini  gösteriyor.  İki  müthiş  şarkıyı  takip eden "Pretty Words"  ise  adeta dinleyiciyi dinlendirmek, heyecan katsayısını indirmek ve rahat bir nefes aldırmak amacıyla seçilmiş.   
    "From   The   Inside"  psikolojik  gerilim  filmlerine  kolaylıkla  theme olabilecek  kısa  1-2  dakikalık enstrümantal bir yapıt. Tindersticks`in gerilim dolu yüzü bu şarkıda kendini gösteriyor.   
    A  yüzünün  son  şarkısı "If She`s Torn" ise farklılık içermeyen, sıradan bir  şarkı.  B yüzü ise A yüzündeki gibi standart üstü bir parça olan "Before You Close Your Eyes" ile başlıyor. İçten içe insanı kemiren bir hüzün havası bu şarkıya hakim. Solistin ağlamaklı sesi de insanı şarkının içine çekiyor ister istemez.  Grup  üyelerinin albümde en sevdiğimiz şarkı dedikleri "If You Take This  Heart  Of  Mine"  bir önceki albümdeki "desperate man"`e benzeyen ağır tempolu,  bas  ve  keman ağırlıklı bir çalışma. Son şarkı "CF, GF" de ise hep  orkestrasyonun  verdiği  duyguları  bu defa piyanonun tuşları hissettiriyor insana.   
    Dediğim gibi kısa ama doyurucu, dinlendikçe sevilen bir albüm "Simpe Pleasures". Ama  her  dinleyişten  sonra  sanki birşeyler eksik kalmış gibi hissediyorsunuz, gözlerinizi  kapatıp  saklıyorsunuz  kırık hayallerden arda kalan gözyaşlarınızı içinizde,  darmadağın,  savunmasız  bir  durumda,  bir  sonraki baş yapıta kadar erteliyorsunuz beklentilerinizi mevcut tınılara dalarak...   
Mete Gürkan
  
 S T Y X
-Brave New World-
    "Boat On The River" gibi bir klasiği yaratan STYX grubu 1999 albümü ile yeniden müziğe döndü. STYX gibi böyle tarihe kazınmış şarkı üretenlerin bir handikapı vardır her zaman, dinleyeciler her albümde böyle bir klasik beklerler. Halbuki bu klasik olmuş şarkılar 1 veya 2`yi geçmez. "Brave New World" albümünü de böyle bir beklenti içinde olmadan dinlemek lazım bence. Dikkat çeken besteleri size kısaca tanıtmak istiyorum; 
    Albüm kemanlarla desteklenmiş bir melodisi olan "I`ll be your witness" ileaçılıyor. Daha sonra "Brave New World" geliyor. Ben bu şarkıyı çok beğendim.Uzakdoğu melodileri ile süslenmiş girişi, zaman zaman hızlanan ve yavaşlayantemposu ve uzakdoğu felsefeleri ile ilgili konusuyla bence çok güzel bir çalışma. "While There`s Time" STYX`in alışagelmiş slow`larından biri. "Number One" uyuşturucuyu irdeleyen sözleri ve değişik müzik yapısı ile ilgi çekiyor. "Fallen Angel" caz ve blues karışımı müziği ve hayatın gerçekleğini ve acımasızlığını anlatan konusuyla albüme bir başka hava katıyor. "High Crimes & Misdemeanors" ise sanki tam bizim politikacıları anlatan bir şarkı, dinleyin hak vereceksiniz. Albüm "Goodbye Rosland" isimli slow ve duygusal bir şarkı ile bitiyor. Tommy Shaw`un babasına adadığı şarkı yaşlandıkça insanların hayatın değerinin farkına varması ve iyi geçen anları özlemle, boşa geçen zamanları üzüntüyle hatırladıklarını anlatıyor. 
    Amerikan Rock seviyorsanız (Chicago, Boston gibi) STYX`in bu albümünü beğeneceksiniz. Belki klasik olacak bir şarkı yok ama buradaki müzisyenler rock müzik yapmayı gerçekten biliyorlar. 
Sinan Gürkan

  
Y N G W I E  J.  M AL M S T E E N' N  R I S I N G  F O R C E
-Alchemy-
    İsveçli gitar ustası Malmsteen yeni albümü ile karşımızda. Gitarist geçen yıl Çekoslavakya Senfonik Orkestrası ile kaydettiği "Concerto Electric Guitar And Orchestra" isimli klasik müzik çalışmasından sonra daha önceleri 
yine albüm yaptığı vokalist Mark Boals ile bir heavy metal çalışması yaptı. Alchemy daha önceki albümlere göre konu ve müzik olarak daha sert ve ağırbaşlı bir albüm. 
    Bu albümde Mark Boals`ın vokalleri beni pek tatmin etmedi. Sanırım Malmsteen daha karizması olan bir vokaliste ihtiyacı var. Bazı güzel şarkılar sanırım bu albümde vokalistin ince sesi yüzünden harcanmış. 
    Albüm enstrümantal "BlitzKrieg" ile başlıyor. Leonardo Da Vinci`nin hayatını anlatan "Leonardo" güzel bir çalışma. Bütün şarkıların sözleri ve müzikleri Malmsteen tarafından yazılmış. Albümde nükleer kazaları anlatan "The Stand", UFO`lardan bahseden "Hangar 18, Area 51", paralı askerleri konu alan "Legion Of The Damned", mistik ve şeytani güçleri anlatan "Deamon Dance" güzel şarkılar. Ayrıca en sondaki enstrümantal "Asylum I-II-II" üçlemesi Malmsteen klasik müzik yeteniğini bir kere daha gösteriyor. Keman gibi çalınan elektro gitarı dinlemekten gerçekten büyük bir zevk. 
    Esasında Malmsteen`i dinlemek zordur. Klasik müzik ve rock`ı sololarında ve bestelerinde birleştiren bir sanatçı. Bu iki müzik türünü çok sevmeyen bir kişi Malmsteen`in bütün şarkılarının birbirinin aynı olduğunu söyleyebilir. Ancak dikkatli dinlenirse gerçekten şarkıların farklı olduğunu anlaşılıyor. 
    Malmsteen`in gitar stilini ve müziğini seviyorsanız, bu albümü edinin. Ancak ne yazık ki Alchemy vokalistin ses rengi yüzünden sanırım hakettiği yere gelemeyecek. Umarım birgün Malmsteen Joe Lynn Turner gibi karizmalı ve ses rengi daha müziğine uygun bir solistle çalışma olanağı bulur. 
 Sinan Gürkan 
  
  
J E T H R O   T U L L
-Dot.com-
     31 yıla rağmen çekirdek kadrosu Ian Anderson ve Martin Barre`dan oluşan Jethro Tull  hatta  kaliteli  ve düzeyli rock yapmaya devam ediyor. Ünlü flüt ustası ve şarkı yazarı Ian Anderson değişen zamanlara yaşının ilerlemesine rağmen hep uyum göstermiştir.  Albümün  tamamı  Internet  ile  ilgili  değil ama adını "DOT.COM" koyarak  yine  gündemi yakalamış. 
     Albümde dikkati çeken parçalar arkadan hint asıllı  bir  kadın  vokali  ile zenginleştirilmiş "dot.com", melodik alt yapılı "wicked  windows",  sağlam  bir hard  rock  çalışması "el nino", sürükleyici ve dinlendirici  rock  parçası  "bends like  a  willow" ve kapanışı yapan "gift of roses". 
    Ayrıca  albümün LIMITED EDITION`ına sahipseniz, Ian Anderson`un 2000 yılında  çıkacak akustik albümü "Secret Language Of Birds"`ün aynı isimli açılış parçasını  da dinleyebilirsiniz. 
     Çeyrek asırı aşan bir süredir müzik yapan bu ustaları  1999`da çağdaş müzikleri ile dinlemek istiyorsanız "DOT.COM"`u edinin, pişman olmayacaksınız. 
Sinan Gürkan  
 
 
 
[Albüm Tanıtım]..[Grup-Şarkıcı Tanıtım]..[Sezen Özel]..[MP3]
Ana Sayfa